Yozgat’ın Çayıralan ilçesinde yaşayan 68 yaşındaki iş insanı Süleyman Kandemir, Yozgat’ın manevi değerleri arasında özel bir konuma sahip olan ve şehrin hafızasında derin izler bırakan Şeyhzade Hacı Ahmet Şevki Ergin Hocaefendi’den aldığı tavsiyeyi, 2 bin 270 rakımlı Akdağ’da gerçekleştirdi. Kandemir, Akdağ’ın zirvesinde ezan okuyarak iki rekat namaz etti ve dua etti.
Yıllar önceki sohbet, zirvede gerçeğe dönüştü
Çayıralan’da yaşayan iş insanı Süleyman Kandemir, yıllar önce Şeyhzade Ahmet Şevki Ergin Hocaefendi’yi ziyaret ettiği sırada aralarında geçen konuşmayı aklından çıkarmadı. Hocaefendi’nin Akdağ’ın zirvesine çıkarak ezan okuması ve iki rekat namaz kılması konusundaki tavsiyesini yıllar sonra hayata geçiren Kandemir, Yozgat’ın en yüksek noktası olan 2 bin 270 metre rakımlı Akdağ’da ibadet yaptı.
Kandemir, Hocaefendi’nin yüksek yerlerde ibadet etmenin ve doğadaki canlıları şahit tutmanın önemine dair söylediklerini hatırlatarak, yıllar önce duyduğu tavsiyeyi ikinci kez yerine getirmenin mutluluğunu yaşadığını dile getirdi.
“Füyuzat-ı ilahiye yükseklerde olur”
Şeyhzade Ahmet Şevki Ergin Hocaefendi ile aralarındaki konuşmayı aktaran Süleyman Kandemir şunları belirtti:
“Yozgatlı Şehzade Ahmet Efendi’yi ziyarete gitmiştik. Buradan gittiğimizde ‘Evladım, nereden geldiniz?’ dedi. Çayıralan’dan geldik efendim. ‘Peki yavrum’ dedi. ‘Ben öğretmen müfettişi olarak oralara çok gittim geldim. Akdağ’ın zirvesine çıkıp ezan okuyup iki rekat namaz kıldınız mı?’ dedi. Yok efendim. ‘Evladım, çıkılmaz mı? Ezan okunmaz mı?’ Sonra bize anlattı. Dedi ki: ‘Evladım, varınca gidin. Tepeye, tam şu zirve dediğimiz 2 bin 270 metrenin tepesine çıkın. Orada bir ezan okuyun. Oradaki tüm nebatatı, hayvanatı şahit tutun. Sonra iki rekat namaz kılın. Tüm ümmet-i Muhammed’e, vatanımıza, milletimize, ordumuza, yurdumuza ve tüm geçmişlerimize dua edin.’ Ve ardından şunu söyledi: ‘Evladım, hiç derenin tabanında oturup kavalını çalıp koyunlarını otlatan çoban gördünüz mü?’ ‘Görmedik efendim.’ ‘Evladım’ dedi, ‘füyuzat-ı ilahiye yükseklerde olur.’ Yani feyiz… Bütün Peygamberler muhakkak dağların zirvesine çıkarak yükseklere çıkmışlardır… Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) gibi ilk ibadetleri tefekkür olmuştur yükseklerde. Dolayısıyla da füyuzat-ı ilahiye yükseklerde olur. Gidin oralarda ezan okuyun, iki rekat namaz kılın. Hatta bundan sonra size ibadet olarak adet olsun; gittiğiniz yüksek yerlerde iki rekat namaz kılın. Önce ezan okuyun; tüm şahit tutun çünkü ahirette her şey bize şahitlik edecek’ dedi ve geldik. Zor oldu; aşağıdan yürüyerek çıktık ama şimdi arabayla çıktık da şu bulunduğumuz yer nereden baksan oradan 200 metre aşağıda kalıyor. Dolayısıyla buraya geldik ve şimdi nasip oldu.”
Akdağ’ın zirvesinde ezan okudu, namaz kıldı
Yıllar önce aldığı tavsiyeyi yerine getirmek üzere Akdağ’a çıkan Kandemir burada ezan okuyup iki rekat namaz etti. Vatan, millet, ordu ve tüm geçmişler için dua eden Kandemir Hocaefendi’nin sözlerini yıllar sonra yeniden hatırlayarak manevi bir anıyı yaşattı.